Zihniyet ile usul arasında ilke, usul ile üslup arasında tavır vardır. Usul, izlenen yolsa üslup o yolda yürüme biçimidir.
Hayat sizi yanlış yolda yürümeye zorluyorsa doğru yola dönmek için üslubu bir kenara bırakır, gerekirse dereden, tepeden, dağdan, taştan atlarsınız.
Üsluptan vazgeçmek, ilkelerden vazgeçmek anlamına gelmez. Hatta bazen ilkeleri korumak için alışılmış üslubu terk etmek gerekebilir.…
Hıçkırık.
Tam da bir şey gelmişti aklına.
Tam da söylecekti ki…
Hıçkırık!
Dağıldı yine dikkatin.
Olur mu? Hep iyi niyetin.
Hapşırık!
Aman, ne hapşırığı? Hıçkırık.
Çok yaşa!
İnsanca.
Ucuz bir romandan, sayfa yüz doksan...
Aforizmaların fışkırık,
İyiliğin noksan, kışkırık...
Bas bas bağırıyor bayağı
Salonda ulu orta boz bir ayı.
Hedonist bir ayı, inanırsan kabadayı,
Sever homurdanmayı, alçak durmayı.
Ham demiş ham yemiş körpe meyveleri,
Artık şehirdesin kapat ulan düğmeleri.
El etek öptürür en kurnaz köylüdür.
Aman incitmeyin duygusallığıyla ünlüdür.
Sus be ayı.
Dokunmayan omurgasız…
Kirpiler artık yaşamak istemiyorlar.
Son günlerde
yollara çıkıp çıkıp ölüyorlar.
İnsanlar bazen
anlamak istedikleri gibi görüyorlar.
Bugün otuz oldum.
Şehirde alelade bir telaş.
Sanırsın milletler birleşmiş,
ziyaretime geliyorlar.
"30. yılınız kutlu olsun."
Sizin için döktük bu asfaltları.
Pek de kutlu değil açıkçası;
insanın yalandan sırtının…
Ben Münir Amca. Ne influencerım ne uzman. Ama düşüncelerimi saklamak için de bir nedenim yok.
Tasarım, teknoloji, felsefe üzerine yazıyorum.
Süsleme yok. Düzeltme yok. Sadece fikir.
Daha Fazla →