Bas bas bağırıyor bayağı
Salonda ulu orta boz bir ayı.
Hedonist bir ayı, inanırsan kabadayı,
Sever homurdanmayı, alçak durmayı.
Ham demiş ham yemiş körpe meyveleri,
Artık şehirdesin kapat ulan düğmeleri.
El etek öptürür en kurnaz köylüdür.
Aman incitmeyin duygusallığıyla ünlüdür.
Sus be ayı.
Dokunmayan omurgasız yılanlarını,
Gör daha da uyanamayacağın pis rüyanı.
Şşş, ayı…
Bak…
Kirpiler artık yaşamak istemiyorlar.
Son günlerde
yollara çıkıp çıkıp ölüyorlar.
İnsanlar bazen
anlamak istedikleri gibi görüyorlar.
Bugün otuz oldum.
Şehirde alelade bir telaş.
Sanırsın milletler birleşmiş,
ziyaretime geliyorlar.
"30. yılınız kutlu olsun."
Sizin için döktük bu asfaltları.
Pek de kutlu değil açıkçası;
insanın yalandan sırtının…
Tereddüdü sabır,
Bîtaraflığı mizan,
Vehmi hakikat bilme.
Her sözü daim,
Her dostu kaim,
Her şeri âlim eyleme.
Usu şüphe,
Murakabeyi emn,
Herkesi nefsinle bir bilme.
İğneyi başkasına,
Çuvaldızı baldızına,
Haklıyı gambazına batırıp,
Kendin pir belleme.
Bana bir hırka verdiler.
Hak ettin, dediler.
Rüzgâr oldu üşüttü,
yağmur oldu ıslattı.
Bana bir hırka verdiler.
Yine de ısıtır, dediler.
Gün oldu ısıttı,
yün oldu kaşıttı.
Bana bir hırka verdiler.
"Hırkayı böyle giy," dediler.
Hayır,
öyle olmaz.
"Hırka böyle giyilir," dediler.
Bazen,
durup dururken,…
Ben Münir Amca. Ne influencerım ne uzman. Ama düşüncelerimi saklamak için de bir nedenim yok.
Tasarım, teknoloji, felsefe üzerine yazıyorum.
Süsleme yok. Düzeltme yok. Sadece fikir.
Daha Fazla →