Yirmi
Yirminci yılımdayım.
Sanırım ortalamanın üstünde bir hayat sürdüm.
En azından çocukken ölmedim.
Potansiyelim de kalbur üstü sayılabilir.
Önüm belli zümrelerce açıkmış,
öyle söylediler.
Ben bir garibim.
Bunu pek duymasam da biliyorum.
Ben fazlasıyla bir garibim.
Daha çekirdek kabuğunu doldurmadan
güzel şeylere vesile oldum.
Vesile olmadan önce insan oldum.
Gayri ihtiyarı ihtiyatlarım oldu.
İhtiyarladım.
Elimde kalan tek şey ise
bir tutam saç parçası
ve akılsız bir robot.
Kansız.
Cansız.
Metalik.
Henüz yirmi yaşımdayım.
Herkes gibi sonumu bekliyorum.
Ama boş da durmuyorum ha.
Yanlış anlaşılmak istemem.
Sadece yaptıklarımı dolduramıyorum.
Fazla da büyütmemek lazımmış olayları.
Büyütüldükçe durumlar
bir sabah müthiş bir ağrıyla
uyandırıverirmiş.
Tıpkı Gregor gibi.
Kafka büyük adammış.
Merak ederim hep.
Ama yine de büyütmemek lazım.
Kafka da ezilmiştir çünkü.
Kafka da ölmüştür.
Henüz yirmi yaşımdayım.
Bir Kafka değilim farkındayım.
Ama ben de ölebilirim.
Öleceğim de…